16 49.0138 8.38624 arrow 1 both 1 5000 1 fade https://blog.modanisa.com 120 1
sticky-logo

Pandemi Moda Sektörünü Nasıl Etkiledi? 2021 Dior Resort Koleksiyonu

101 kez incelendi
"Moda dünyasında neler oluyor? Pandemi, moda çılgınlığına son mu verecek? 2021 Dior Resort defilesiyle birlikte bu sorulara yanıt arıyoruz."


Pandemiden önceki moda şovlarına baktığımızda; tatil yörelerinde yapılan moda gösterileri endüstri için adeta bir parlama noktası haline gelmişti. Doğallığa vurgu yapılıyor, dünyanın en ulaşılmaz yerlerinde pahalı organizasyonlarla koleksiyonlar görücüye çıkıyordu. Pandemiyle birlikte tüm dünyada baş gösteren ekonomik kısıtlamalar, bu gösteriş çılgınlığının bir anda durmasına neden oldu. Koleksiyon masrafları, çevresel etkiler ve işgücü politikaları gibi konular tekrar gündeme geldi. Öte yandan mağazalarda ve e-ticaret sitelerinde uzun süre satışa çıkmadan kalan koleksiyonlar, moda şovlarının verdiği enerji parıltısıyla satış sezonuna taşınıyor, bu döngüyle hem şimdi hem de gelecek adına kalıcı işler yapılabiliyordu. Bu kriz nasıl aşılacaktı?


Dior 1946’dan beri moda şovlarıyla hepimizin yakından takip ettiği bir marka. Christian Dior’un CEO’su Pietro Beccari, verdiği bir röportajda “İnsanlar kendi markaları için en iyisini yapmak zorundalar, bu bizim DNA’mız; bu bizim işimiz! Ön koleksiyonlara devam edeceğimize yürekten inanıyorum. Ayrıca, resort koleksiyonları hikayeler anlatmanın bir başka yoludur” diyerek yeni sezona sıkı sıkıya inandığını söyledi. İşte bu nedenle, 2021 Resort moda şovunda Fransız moda evi Dior, koleksiyonunu sahnelemek için ekstra özen gösterdi. 


Bu olağanüstü şov için çizme şeklindeki İtalya’nın topuğunda yer alan, Puglia özerk bölgesinde küçük bir kasaba olan Lecce’deki Piazza del Duomo meydanı seçildi. Güney İtalya pandemiyle birlikte dünyaya kapanmıştı ve kuzey kesimin normale dönmesinden bir ay sonra yeniden insanların ziyaretine açıldı. Bu bölge pandemi öncesinde de ulaşımı oldukça zor bir yerdi. 


Peki neden bu yer tercih edildi? Yerelcilik, gelenekselcilik ve feminizm akımının son yıllardaki en önemli savunucularından biri olan Maria Grazia Chiuri’nin babası Puglia’lı. Chiuri için kişisel bir sevgi beslediği bu bölgenin kadın zanaatkarlarını savunmak, feminist projenin de bir parçası. Dior’un kreatif direktörü bu konu hakkındaki duygularını şöyle özetliyor; “Yerel halkın geleneklerinin değerini anlaması önemlidir. Muhtemelen Dior’da geçirdiğim bu dört yıl boyunca anladığım en önemli şey bu. Paris’te gelenekleriyle çok gurur duyuyorlar; moda, kültürel miraslarının bir parçası. Ancak İtalya’da biz aynı tutuma sahip değiliz. Muhtemelen bu geleneksel işlerin evde kadınlar tarafından yapılması yani bunun ev işi olduğu fikri yaygın. Bunun yaratıcı bir iş olduğunu düşünmüyorlar. Ona aynı değeri vermiyorlar ve ödüllendirmiyorlar. Bu şov ile yerel halka bu konuda farklı bir bakış açısı vermeyi umuyorum. Bu sadece dışarıdaki izleyicilerimizle gerçekleşen bir diyalog değil, aynı zamanda bölgeyle birebir-canlı bir diyalog.” Bu durumun ülkemizde de aynı şekilde yaşandığı bir gerçek. Biz de yerel zanaatkarlarımızın ve emektar kadınlarımızın daha çok desteklenmesi gerektiğini düşünüyor ve Chiuri’ye canı gönülden katılıyoruz.


Dior’un destinasyon etkinliklerine tipik olarak katılan ünlüler, influencerlar ve moda basını mensuplarının da katıldığı gösteride, modaevinin kreatif direktörü Maria Grazia Chiuri’nin betimlediği gibi gösteri, tam da bir festival meydanı gibiydi. Gösteride yer alacak modeller, organizasyon ekipleri ve az sayıda seçkin Dior müşterisinin yanı sıra; ön sırada ve meydanın etrafındaki balkonlarda şovu izleyenler, yerel halktandı. Dior’un son koleksiyonlarında olduğu gibi, bölgenin yerel el sanatları ve zanaatkarlarının işleri burada da öne çıkıyordu. Defile şovunun müziği ve dansları yerel bir orkestra ve dans kumpanyasına emanet edilmişti.


90’lar ruhu taşıyan koleksiyon, casual ve haute couture stil arasındaki farkları nötrleştirmeyi amaçlıyordu. Modellerin üzerinde yakalı önlük elbiseler, battaniye püsküllü etekler, el örgüsü kazaklar, saçlarında fistolu bandanalar ve sonbaharın habercisi çizmeler bulunuyordu. El yapımı deri korseler, silüetleri haute couture çizgiye taşıdı. Bununla birlikte, bir tecrit mevsiminde, bu çabaya benzersiz bir çekicilik kazandıran, insan becerisi ve yerelcilikti.


Bunu kaçırma: Pandemiyle Değişen Hayat Kurallarımız

0 Yorum

Cevap yaz