Haydi şimdi el ele, daima zirveye!

Milli voleybolcularımızın başarılarıyla gururlanırken, kadınlar voleybol 2. Lig tribünlerini “Hep birlikte el ele, daima zirveye!” sloganlarıyla dolduran Başakşehir takımına yol arkadaşı olmaktan büyük mutluluk duyuyor; 17 Ekim'de başlayan kadınlar voleybol liginde bu sezon formalarında Modanisa logosunu taşıyan ekibe başarılar diliyoruz.

İlknur Karabalık, 20, Smaçör

Lisedeyken voleybola âşık oldum. Okulumuzda maçlar oluyordu, ama ben kapalıyım diye hiç oynayabileceğimi düşünmüyordum. Eve gidip ağlıyor, “Allah’ım lütfen oynayabileyim” diye dua ediyordum. Çocuğum daha o zaman, lise birinci sınıftayım. Lise 2’de buraya geldim. Bir daha da bırakmadım. Öncesinde kapalı bir şekilde oynayabileceğimi hiç hayal edemiyordum. Şu an eczacılık fakültesi, üçüncü sınıf öğrencisiyim. Hayatta dengeyi sağlamanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. İnsanın sadece okul ya da sadece spora odaklı bir hayatta mutlu olabileceğine inanmıyorum. Voleybol oynamasaydım başka bir sporla ilgilenirdim. Spor ve eğitim hayatı birlikte güzel, biri olmadığında eksik hissediyorum. İnsan tek yönlü ilerlediğinde kapalı oluyor çoğu şeye, o yüzden çok yönlülüğü tercih ediyorum. 

Elif Sümeyye Turan, 16, Libero

İlk formamı giydiğimde kendi maçım bile değildi. Benden 2-3 yaş büyük ablalarımın maçıydı. Onlara ilk katıldığımda pasör olarak gelmiştim takıma. Kendimi denemek için oyuna dahil olmuştum. Karşımda iki katım uzunluğunda biri vardı ve öyle sert bir smaç vurmuştu ki sadece gözümü kapatıp kollarımı uzattım. Topu kurtarmıştım ve herkes “aferin Elif, aferin Elif,” dediğinde bunu fark edebildim. Kendimle çok gurur duymuştum ve dedim ki: “Ben bir şeyi başardım.” Kendime “bu, benim istediğim şey” dedim.

Saide Betül Umay, 19, Smaçör

Eskiden maçlarımızda hiç seyircimiz olmuyordu, bu da benim motivasyonumu düşürüyordu. Şimdi seyircilerimiz var ve bu durumdan çok memnunum. Seyircisiz dönemdeki oynayış ve inançla şu anki aynı değil, çok fark var… Bazen oyun içinde arkadaşınla tartışabiliyorsun. Ama sırf tribünde seni izleyenler için buna takılmıyorsun. Biliyorsun ki onlar da buraya zaman ayırmış, kızının emeğini destekliyor. Benim ailem maçlara geldikten sonra, örneğin, evdeki hava değişti. İkinci lige çıkarken ailem hep destekçiydi, çünkü hakemlerin bizim formalarımız için söyledikleri bazı sözler o kadar dokunmuş ki “Biz burada olmalıyız, kızımızın arkasında olup bu işi büyütmeliyiz,” dediler. Böyle düşündüklerini hissettiğim gün gözlerim dolmuştu. Hatta abimin bir sözünü hiç unutmam: “Rakip takımın kızları uzun ama sizin de yüreğiniz var. Sıçrıyorsunuz, düşürmüyorsunuz kendinizi.”

Edanur Akçay, 22, Pasör 

Biz voleybol karşılaşmalarına farklı forma stilleriyle çıkıyoruz. Bunu yadırgayan insanlar oluyor. Ben onlarla aynı fikirde olmadım hiç… Hem başı açık hem tesettürlü arkadaşlarımızın bir arada olmasını küçük yaştan beri istedim. O yüzden kulübümü bırakmayı hiçbir zaman düşünmüyorum. Hatta spor okuluyla hayatıma devam edip daha üst liglerdeki kulüplere oyuncu yetiştirebilmek, hedeflerimden biri. “Ne giydiğin önemli değil, sen bu maçı kazanacaksın,” diyorum her zaman kendime. Çünkü en hırslı oyunculardan biriyim. 

Miray Kurt, 15, Pasör Çaprazı

Maçlarda benim motivasyonumu yükselten şey, ailem. Çünkü sayı kaybettiğinde sana inanan, güvenen ailen tribünde oturuyor. Onlar üzüldüğünde, üzüntüleri gözlerinden okunuyor; sen de üzülüyorsun. Benim de tek güvencem ailem ve takımım. İlk formamı beşinci sınıfta giydim ama orada takım ruhu yoktu, o hissi orada alamamıştım. Bölgesel ligde, Başakşehir Voleybol Takımı’yla giydiğim forma benim ilk formam sayılabilir. Gerçekten başarabileceğim takımımla iyi yerlere gelebileceğim hissi ve güveniyle bu formanın tadını çıkarmaya çalışıyorum. 

Elif Aleyna Yılmaz, 19, Orta Oyuncu

Üniversite sınavına hazırlanırken dahi sporla ilgilenmiştim. Yoğun bir tempo içerisinde kafa dağıtmak için herkesin mutlaka bir şeye ihtiyacı oluyor. Ben de o tempoyu sporla devam ettirebileceğimi düşündüm. Şu an üniversite 2. sınıf öğrencisiyim. Maçlara çıkarken kendimi zihinsel olarak hazırlamaya çalışıyorum. En büyük motivasyonum kazanma duygusu diyebilirim. Hayatımın her alanında sporla uğraşmak istiyorum. Meslek hayatımın yanı sıra yardıma muhtaç, imkânı olmayan çocukların da bu sporun ve başka takım sporlarının tadına varmalarını, onlara oynama fırsatı sağlamayı istiyorum.

Share on facebook
Share on twitter
Share on whatsapp
Share on linkedin
Share on pinterest

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *

Yorum Yap